Düşük Ayak, Ayırıcı Tanısı ve EMG

Düşük ayak (foot drop), ayağın bilekten yukarı bükülmesinde görevli olan kasların zayıflığı veya felci sonucunda ortaya çıkan bir görüntüdür. Bu durumda kişi yürürken bacağını kalçadan büküp yerden keser fakat ayak ucunu yerden kaldıramaz, parmak ucu takılmaları yaşar, hatta terliği ayağından çıkar. “Stepaj” olarak da adlandırılan bu yürüme bozukluğu tek başına bir hastalık değil, aslında bir belirtidir.

Düşük ayak” belirtisi çoğu zaman ayağı yukarı büken kaslara hareket emri taşıyan peroneal sinirin hasarlanması nedeniyle veya L4 – L5 sinir köklerinin bel fıtığı yüzünden basıya uğraması sonucu ortaya çıkar. Daha nadiren kas hastalıkları da bu görüntüye yol açabilir. En sık nedenlerden birisi olan peroneal sinir hasarında adı geçen sinir diz ardı – baldır arasında zedelenmiştir. EMG incelemesi ile zedelenen peroneal sinirdeki iletim kusuru ve hedef kaslardaki elektrik kaybı gösterilerek tanı konur, tedavi planlanır. Bel fıtığı nedeniyle düşük ayak gelişen hastalarda da EMG incelemesi ile tanı konulur ve lezyon lokalizasyonu yapılarak hastaya en uygun tedavi alternatifi seçilir. Tedavi olasılıkları arasında cerrahi müdahale bulunmayan bir takım nörolojik hastalıklar da (MS ve ALS gibi) “düşük ayak” belirtisinin nedeni olabilir. Bu hasta grubunda EMG incelemesi ile doğru tanı konur, hasta gereksiz cerrahi müdahaleye maruz bırakılmaz. Peroneal siniri hedefleyen delici, batıcı yaralanmalar, komşu kemiklerin kırıkları da bu klinik belirtiyi oluşturabilir. EMG incelemesi ile yaralanmanın eşlikçisi olan bu durum peroneal sinir hasarı olarak tespit edilir ve müdahalenin kapsamı buna göre planlanır. 

sinir-iletim-calismalari-ncv-nedir-ve-neden-yapilir

Cerrahi müdahale neticesinde komplikasyon olarak gelişen “düşük ayak” kliniğinin objektif tanısında EMG incelemesinin yeri tartışılmazdır. “Düşük ayak” belirtisinin nedeni doğru belirlenmediğinde tedavi etkisiz kalabilir. Bu nedenle detaylı nörolojik muayene, görüntüleme ve EMG testi ile sinir ve kas fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir.

Düşük Ayağın Nedenleri: Sinir, Kas ve Beyin Kaynaklı Etkenler

Düşük ayağın nedenleri üç ana grupta toplanabilir: periferik sinir hasarları, kas hastalıkları ve merkezi sinir sistemi bozuklukları.
En sık neden, dizin dış tarafında seyreden peroneal sinirin sıkışması veya zedelenmesidir. Bu sinir, baldır kaslarından ayağın bilekten yukarı bükülmesini sağlayanları uyarır. Uzun süre bacak bacak üstüne atmak, alçı uygulamaları veya diz çevresine olan kapalı travmalar, sinirin bası altında kalıp sıkışmasına yol açabilir.

Bir diğer neden bel fıtığı (L4-L5 disk hernisi)’dir. Bu durumda omurilikten çıkan sinir kökleri bası altında kalır ve sinir sinyalleri bacak kaslarına ulaşamaz.
Daha nadir nedenler arasında motor nöron hastalıkları (örneğin ALS), inme, kas distrofileri ve travmatik sinir kesileri yer alır.

Ayrıca bazı nörolojik hastalıklar, örneğin multipl skleroz (MS), motor nöron hastalığı (ALS) veya periferik nöropatiler, hedef kasların sinir üzerinden uyartılmasını bozarak “düşük ayak” gelişimine neden olabilir.
Nedeni her ne olursa olsun, düşük ayağın kaynağının doğru saptanması tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir.

Bu nedenle EMG testi ve görüntüleme (MR, BT) yöntemleri ile birlikte kullanılarak hem işlevsel hem de yapısal öz nitelikler detaylı şekilde değerlendirilmiş olur.

ncv-testi-sonuclari-nasil-degerlendirilir

Düşük Ayakta EMG’nin Rolü: Sinir Hasarını Tespit Etmede Altın Standart

EMG (Elektromiyografi), düşük ayak değerlendirmesinde en önemli tanı araçlarından biridir.
Bu test, sinirlerin kaslara elektrik sinyali gönderme kapasitesini ölçer. Böylece düşük ayağa neden olan sinir veya kas hasarının yeri, derecesi ve tipi belirlenir.

EMG testiyle sinir iletim hızları ölçülür; sinir sıkışması, hasar veya kopma olup olmadığı ortaya konur. Örneğin testte peroneal sinir iletimi yavaşlamışsa veya durduysa, bu sinirin diz hizasında sıkıştığını düşündürür. Eğer EMG normal çıkıyor ancak kaslar elektriksel uyarıya zayıf yanıt veriyorsa, sorun merkezi sinir sistemi kaynaklı olabilir (örneğin inme veya omurilik hasarı).

Ayrıca EMG, tedavi planlamasında da büyük önem taşır. Sinir iyileşmesi sürecinde yapılan kontrol EMG’leriyle iyileşmenin düzeyi izlenebilir.
Bu bilgiler, fizik tedavi programının düzenlenmesinde ve cerrahi kararların verilmesinde hekimlere rehberlik eder.

Kısacası EMG, düşük ayağın nedeninin sinirden mi, kaslardan mı yoksa beyinden mi kaynaklandığını objektif olarak gösteren altın standart bir tanı yöntemidir.

Düşük Ayak Ayırıcı Tanısı: Hangi Hastalıklarla Karışır?

Düşük ayak, birçok farklı nörolojik ve ortopedik durumla karışabilir. Bu nedenle doğru ayırıcı tanı, etkili tedavi için hayati öneme sahiptir.
“Düşük ayak” belirtisinin sık karşılaşıldığı peroneal nöropati durumu, bel fıtığına bağlı L5 kök basısından doğru olarak ayırt edilmelidir. L5 sinir kökü etkilenmişse, tıpkı peroneal nöropatide olduğu gibi ayağı bilekten yukarı büken kaslar zayıflar. Sinir ileti incelemeleri ve iğne EMG sebebin L5 sinir kökünde mi (bel fıtığı), yoksa peroneal sinirde (sinir sıkışması - basısı) mi olduğunu objektif olarak tanıtır. ayağı kaldıran kaslarda zayıflık gelişir. Ancak EMG ile yapılan incelemede sinir hasarının kökeni (bel kökü mü, diz hizasındaki sinir mi) ayırt edilebilir.

Nadir karşılaşılan bir düşük ayak nedeni kas hastalıkları yani miyopatilerdir. Bu durumda omurilik, sinir kökü ve peroneal sinirin kendisi sağlamdır, asıl sorun kasın kendisindedir. EMG incelemesi ile sinir kökü ve peroneal sinirin sağlam, buna karşın kasın kendisinin hasta olduğu doğrulukla saptanır. Bu bilgi ışığında hastaya doğru tedavi yaklaşımı planlanır ve hasta gereksiz cerrahi müdahaleden korunmuş olur.
Ayrıca beyin damar hastalıkları da (inme - felç) bacağın, ayağın istemli kasılmasını ve harekete sevk edilmesini bozar, “düşük ayak” kliniğini taklit edebilir. Fakat beyin kaynaklı bu gibi hastalıklarda zaaf olan bacak tarafında kol kasları ve yüz yarısı da güçsüzleşir.

Düşük ayak kliniği ile hekime başvuran ve peroneal sinir iletim kusuru olan hastaların bazısında bahsi geçen bu durum, buz dağının suyun üstünde kalan kısmıdır. Başka bir deyişle söz konusu peroneal nöropati, bir polinöropati sendromu (diyabetik polinöropati, ailevi polinöropatiler, kronik demiyelinizan polinöropatiler) zemininde gelişmiş olabilir. EMG incelemesi ile klinik belirti ve bulgu vermeyen ancak hastalık sürecinde etkilenmiş olan diğer sinirlerin iletim kusuru gösterilir. Etkilenmenin tipi, şiddeti ve dönemi ortaya konulur. Hastaya doğru tedavi yönlendirilmesi bu şekilde sağlanır.

Tüm bu olasılıklar arasında doğru ayrımı yapmak, yalnızca ayrıntılı muayene, EMG ve gereğinde görüntüleme testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür.

Düşük Ayakta Tedavi Yaklaşımları ve Rehabilitasyon Süreci

Düşük ayakta tedavi, altta yatan nedene göre planlanır. Eğer sorun sinir sıkışması veya zedelenmeyse, baskının kaldırılması ve sinirin iyileşmesine destek olmak önceliklidir.
Sinir kopması gibi durumlarda cerrahi onarım gerekebilir.

Erken dönemde fizik tedavi ve rehabilitasyon, kas gücünü korumak ve eklem sertliğini önlemek açısından çok önemlidir.
Ayak bileği ortezleri (AFO), ayağın düşmesini engelleyerek yürümeyi kolaylaştırır.
Kasların elektriksel uyarı ile güçlendirilmesi için nöromüsküler stimülasyon cihazları da kullanılabilir.

Sinir hasarı iyileşme eğilimindeyse, düzenli aralıklarla yapılan EMG testleri ile düzelme takip edilir.
Tedavi süreci boyunca nöroloji, fizik tedavi ve ortopedi uzmanlarının birlikte çalışması en iyi sonuçları sağlar.

Eğer düşük ayak merkezi sinir sistemi kaynaklıysa (örneğin inme sonrası), rehabilitasyon programı daha uzun süreli olur ve denge, yürüme ve kas koordinasyonuna odaklanır.

Sonuç olarak düşük ayak tedavisinde hedef, sinir fonksiyonunu geri kazandırmak, kas gücünü korumak ve yürüme fonksiyonunu yeniden kazandırmaktır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

emg-hakkinda-hastalara-yonelik-bilgi
EMG Hakkında Hastalara Yönelik Bilgi

“Elektromiyografi”, kısaltılmış hali ile “EMG”, kasların elektriksel aktivitesinin ka…

Devamını Oku
motor-noron-hastaliklari-als-amiyotrofik-lateral-skleroz
Motor Nöron Hastalıkları, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz)

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS), motor nöron adı verilen sinir hücrelerinin zamanla…

Devamını Oku
igne-elektromiyografisi-igne-emg
Sinir Yaralanmalarında EMG'nin Rolü

EMG, kasların ve bu kasları kontrol eden sinirlerin elektriksel aktivitesini değerlen…

Devamını Oku